Cuma akşamı saat 23:00, telefon! Murat Şahin ve Nuray, "Yarın gidip Üfleyen'de ölçülmemiş kola bakalım mı?" diye soruyorlar. Olur, bakalım, kaçta bakacağız? "7'de buluşalım". İnsaf be, millet cuma gecesi eğlencesinden sarhoş sarhoş eve dönerken, biz sabahın köründe yollardayız. Soğucak Yaylası'nın orasından, burasından dolaşıp berbat bir çarşaktan aşağıya iniyoruz. "Üfleyen burası mı?", "Yok 10 m aşağıdaki mağara". Peki o zaman burası ne? Hem mağaraya benziyor, hem de Üfleyen değil. Kolu mu acep? İyi de, Üfleyen'i 2002'de MTA çalıştı, kocaman bir raporu var, hatta rapor ve harita yanımızda. Kol filan görülmüyor. Burası galiba keşfedilmemiş, yeni bir mağara. Daha neler? Soğucak gibi, zaten mendil kadar kalkeri olan, daha önce araştırılmış, çalışılmış, defalarca gelinmiş bir bölgede yeni bir mağara. Hem de haritalanmış olandan 10 m uzaklıkta. Oldu!